Ilknur


Isminin bas harfini kalbime kazimak yetmedi senin


Lakin ben daha fazlasini yaptim, nemi yaptim?

Kalbimi kilitleyip anahtarini okyanusa attim...


Ne bir baskasi girecek bu kalbe nede sen çikacaksin


Ugrassanda bos senden baskasini sevmeyecegim ben


Ruyamda bile senden baskalarina yer vermeyecegim ben!


(ilk harflere baksana :P)

# Posté le lundi 18 juin 2007 07:56

Modifié le mercredi 27 juin 2007 12:34

can yucelden :)

can yucelden :)
Balkonun altina kapamislar Hint horozunu
Önünede bir kara tel çekmisler
Dunya yuzu gormesin diye!
Yinede herkesten önce ötüyor sabahlari..
Erken öten horozu....sözü bir yerlerden
kulagina çalinmis olmali.......

Can Yücel

# Posté le lundi 18 juin 2007 06:23

yasamak ne guzel aslinda!!

yasamak ne guzel aslinda!!
Dört gözle beklediğiniz bir haberin gelmesi...


A
ğrının dinmesi...


Yıllar sonra bir gün bir yerde, çocukluğunuzda annenizin sizin in yaptığı kurabiyelere rastlamak...


Yağmurdan sonra, açanneş...




Buz gibi sokaktan sıcacık eve girmek...


Yo
rgunluktan bitmişken yatağa uzanmak...


Tuttuğunuz takımın ezeli rakibini yenmesi...


Kızgın kumlarda uzun uzun yattıktan sonra

be
deni denizin serinliğine bırakmak...



Sa
bahlarzarmış ekmek kokusuyla uyanmak...




Bir doktor muayenehanesinin kapısından, şüpheleri dıtmış olarak sevinçle çıkmak...


Ya
z sıcağında,bir öğle uykusunun mahmurluğunu, buz gibi bir dilim karpuzla atmak...


Bir bahçenin önünden gerken duyduğunuz hanımeli kokusu...


Sabah uyanıp o gün tatil olduğunu harlamak...




"A
rtık bitti" derken sizi arayıvermesi...



Yaşlı ana babanızın,çalğınız kapının arkasında ya da hattın öbür ucunda olması.



rından yeni çıkmış ekmeğin köşesi....



B
ir şede birbirine sarılş uyuyan kedi yavruları....


Evinizden, pişmekte olan etli biber dolmakokusunun yayılması...


S
oğuktan titrerken elinize tutuşturulan bir bardak çay...


M
eteliksiz bir nünüzde,çoktandır giymediğiniz ceketinizin cebinden para çıkması...




Onunla ilk kez yalnız kalmak...



U
zun, sıcak bir yürüyüşten sonra karşınıza çıkan bir çınar altı.


S
abahtan beri ayağınızı vuran ayakkabılaçıkardığınız an.


Su
dan bir sebeple küstüğünüz arkadaşınızla barışmanız...


kanmış, ülenmiş, mis gibi kokan yatak takımlarının koynunda uyumak...


Bi
r sandalın kenarına oturarak bacakladenize sallandırmak.


E
n sevdiğiniz yemin ilk lokmasını ağzınıza aldınız an...








En önemlisi;

n
efes almak,

konmak,

du
ymak,

yürümek,

görmek,

a
nlamak...


"
Nezeldir"...








VE NE GÜZELDİR;


A
RKADAŞLARINIZDAN,

SE
VDİKLERİNİZDEN

ALACAĞINIZ,SICACIK BİR MERHABA.

# Posté le lundi 18 juin 2007 06:11

Annelik!

Dogdugu gün daha önce hiç yasamadiginizi hissetmektir annelik.
Ay
naya bakip benden bu kadar güzel bir melek nasil dogdu diyebilmektir annelik.
Ne güzel
bir yavrumuz var diye esinizin üzerine titremektir annelik. Topugundan kan alinirken kendi topuguna da igne batirmaktir annelik.
Yavr
usunun tirnaklarini keserken üsür mü diye tirnak makasini isitmaktir annelik.
Uyudu
gunda yanina alip, yavrum uyanmasin diye yattigin gibi kalkmaktir annelik.
Onun parm
agina kiymik batsa sizin elinizin kanamasidir annelik.
Yavrusunun
kaç damla sütle doydugunu sayabilmektir annelik.
Y
avrusu henüz uyanmadan, simdi uyanir diye yanina kosmaktir annelik.
Yavrusunu doy
urmadan yemek yiyememek, su içememektir annelik.
Hic
uyumadiginiz bir gece bile agladigi an "geliyorum melegim" diye yanina kosabilmektir annelik.
karsil
iksiz tek sevginin evlat sevgisi oldugunu fark etmektir annelik.
Ve
her gece tanriya yavrumdan bes dakika fazla ömrüm olmasin diye yalvarmaktir.



Uzun lafin kisasi, Annelerimizin degerini bilelim eger yasiyorsa hala, ona onu sevdigini belirtmekten çekinmeyin asla :) !






Gecenin bir yarısı telefonu çalan adam telefonu açar ve telefondaki annesidir:

-Oğlum nasılsın?
-Anne bu saatte bunu sormak için mi arıyorsun? Saatten haberin var mı? Bu saatte rahatsız edilir mi?

Anne bu konuşma üzerine üzülür ve:

-Özür dilerim oğlum. Bundan 25 yıl önce, bu saatlerde beni rahatsız etmiştin. Doğum günün kutlu olsun!

# Posté le lundi 18 juin 2007 06:03

Modifié le lundi 18 juin 2007 06:19

Herölen ölürmü ?

ölüm,soguklüm kaçinilmaz..
ölüm bize ne kadarda yabancidir aslinda..sonun baslangicimidir ki ölüm?
ölüm her bedenin muhakkak yasayacagi tek gerçekmidir acaba?aciz olan insanmidir ölümü ertleyemedigi için?

ölüm hep yanlis zamandami gelir, onemli olan yasadigimiz süre ona her an hazir olabilmektir!onun ne zaman gelecegi belli degil ya, biz onu her yerde bekleyelim..

kaç
inilmaz tek sondur ölüm!!peki sorarim size, ölmek için nefes almamamiz sartmi?insanin bedeni ölüp ruhu yasayamazmi yasayanlara verdigi guzel hizmetlerle onlarin kalplerinde yasayamazmi ölen?

ins
an nefes almadanda ölümsüz olamazmi bir roman kahramani gibi tipki!o romanin sonunda kahraman ölse bile, onu istedigimiz her an geri can veremezmiyiz romani bastan geri okuyarak?

peki
ya yasamak?her nefes alan "yasiyormu"??belkide yasamak yer yuzunde en nadir rastlanan seylerden biridir, çogu insan belkide sadece "varoluyor"o kadar..

en aci in
tihardir kimilerine gore yasamak..peki, o nefes almiyor öldümü?ben nefes aliyorum, mutlaka "yasiyormuyum"??


Copyright Guldemeti
Herölen ölürmü ?

# Posté le lundi 18 juin 2007 05:57